Zeynep Ertoğrul Denemeleri II

Bazen olur ya duygusal bir günün, öyle işte bugün de. Birden geliyor, ne olduğunu anlayamıyorum. Yaşadıklarıma mı üzülüyorum, yoksa yaşayamadıklarıma mı bilmiyorum. Birden kocaman bir hiç gibi hissediyorum. Bulantı geliyor aniden. Hani o değersizlik duygusu var ya her zaman yakındığım; her şeyin sebebi o esasen diye düşünüyorum. Olur olmadık yerde, birden içimde, derinlerde bir yerde hissediveriyorum onu. Sonra hemen, büyük bir şekilde ortaya çıkarıyor kendini. Tekrar tekrar hatırlatıyor bana her şeyi. Aslında bazen bu duyguları seviyorum, çünkü bana olduğum kişiyi hatırlatıyor. Beni hatırlatıyor. Hiçbir zaman mutlu olamayacağımı, hemen öyle iki güzel şey oldu diye böyle devam edeceğini mi sandığımı?..

Sonra bir şarkı açıyorum; Evgeny Grinko’dan Valse. Acı veriyor bana bu şarkı, böyle garip bir hüzün işte anlamlandıramadığım. O her piyano tuşuna bastığında yaralarıma basıyor sanki. Hani o sigarasının ucundaki külü atamıyor ya, bırakamıyor ya hani; bende öyle atamıyorum işte içimden hiçbir şeyi. Yanıyorum sadece, kül olana kadar. Sonra bir kağıt, bir kalem alıyorum elime. Ya anlatmalıyım bunu birine, ya da yazmalıyım bulduğum ilk yere. Hem kim anlayabilir ki anlatsam? Herkes abarttığımı düşünür muhtemelen. Belki de öyle. Evet öyle.. Ama bir şeyi değiştirmiyor ki böyle olması. Bende isterdim böyle olmamasını, böyle olmamayı. Ama bu dert öyle belirsiz, öyle metafizik bir şey ki kelimeler bile yetmiyor anlatmaya. Şimdi söyleyin kim anlayabilir beni? Ben de yazmaya karar veriyorum öyleyse. Belki onuncu okuyuşumda bu yazıyı, bir çare bulurum kendi kendime. Belki dışarıdan bir gözle bakarsam anlayabilirim sorunumun esasen ne olduğunu! Gerçek bir acıma duygusu belki de.

Yazıyorum, yazıyorum, yazıyorum… Olmuyor, nerede bitireceğimi bilemiyorum, tıpkı nereden başlayacağımı bilemediğim gibi. Belki onbeşinci tekrarını çalıyor şarkı. Epey geç varıyorum farkına. Ama iyi böyle. Bu benim işte. Başka türlü olsaydı da olmazdı. Bazen mutluyum böyle olmaktan, bazen tiksiniyorum varlığımdan. Ama kabullenme vakti artık benim için. Yoluma böyle devam etme zamanı. O sigara sönmeli, o şarkı durmalı, düşüncelerim susmalı, bu yazı artık bir son bulmalı. Bir son…

12 Ağustos 2017
Zeynep Ertoğrul













Bu yazı Denemeler ve Hikayeler kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.