Zeynep ERTOĞRUL Denemeleri…

Kitap okumakla düşüncelerimin arasında sıkışmış ve yorgun düşmüş bir savaşçıyım adeta. Hangisine kulak versem, hangisini devam ettirsem, diğeri bir adım daha üste çıkmak için daha büyük bir rekabete giriyor usulca. Kelimelerin arasında kayboluyorum bir an. Aslında okuyorum onları ama düşüncelerim yerleşiyor en ufak bi boşlukta. Düşüncelerimin arasında sıkışıyorum, Tanrım artık başa çıkamıyorum onlarla, kulak ver bu sessiz çırpınışlarıma!

Ne zaman odağımı yitirecek gibi olsam silkeleniyorum, kovuyorum düşüncelerimi. Ama hain bir pusuya yatar gibi bekliyorlar bir köşesinde beynimin. Kontrolü elden bırakmamalıyım diyorum; yoksa yiyip bitirecek beni bu düşünceler, kara bir deliliğe sürükleyecek. “Beynimde hep mânâlı bir uçurum” diyor ya İsmet Özel, tam olarak öyle bir durum. Kendimi azıcık bıraksam kök salacaklar benliğime diye korkar oldum. Ele geçirecekler tüm geçmişimi, geleceğimi. Devamlı bir şeylerle oyalanma gereksinimi duyuyorum bende. Çünkü sonu yok bu savaşın. İkisininde galibiyeti sonucunda da, ben çıkacağım tek yaralı bu girdaptan. Çıkabilirsem tabi şansıma.

Rahat bırakın beni, rahat bırakın beni. Hayır, kendimi dinlememeliyim. Hayır, pes etmemeliyim. Öyleyse müzik kurtarabilir belki beni bu keşmekeşten. Evet kurtarmalı! Dur bi şarkı bulayım. Hıh, buldum! “Tarkan – Oynama şıkıdım şıkıdım” Zaten ne zaman bir düşünceden kurtulmaya çalışsam Tarkan yetişir imdadıma 🙂 Lütfen umut ol bana. Tut elimden kaldır beni dansa. Ne de olsa dans unutturur kötü olan ne varsa. O zaman Dansa!

13 Ocak 2018
Zeynep Ertoğrul













Bu yazı Denemeler ve Hikayeler kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.