Çocuk…

Saat ben’i o geçe.
Yoruldum.
Artık yavaş yavaş yüreğim kapanıyor.
Sonsuzluğa doğru zihnim bocalıyor.
Boşalıyor ellerim,ayaklarım.
Bocaladıkça karalıyor elim bu defteri.
Karaladıkça kocalıyor bu yürek.
Bu yürek…
Sonsuz neferlere imza atan bu yürek ona karşı suskun.
Ona karşı küskün.
Ona karşı yoksul,düşkün ona.
Bitkin,boynu bükük ona karşı.
Onun küfredişi,kalbim için toparlanma marşı.
Fakat kalkmıyor naaşı.
Sırf onu görmek için bedeninin dışına çıkmış bu yürek.
Ölmüş…
O,sırf bu yüreği gömmek için yanıp yanıp,sönmenin acısını çekti.
Fakat o sönüp sönüp yanmanın umutsuzluğunu bilemedi.
Bu yürek bildi.
Ah! Bu yürek dildi de,cehennemi konuşturdu.
Bu yürek sildi de çöpleri karıştırdı.
Bu yüreğe kimdi de aklını karıştırdı diye sordular.
Bu yürek dildi de,kendini konuşturamadı,onu anlatamadı.
Bu yürek öyle bir yürek çocuk.
Kağıtların arasında yanar anılarım.
Hepsi okunmuş sonuçta.
Artık okunmamış kağıtlara bakmıyorum ben de.
Okunmamışsa,bi sebebi vardır diye.
Onun olmadığı kağıt parçasını ben ne yapayım,
Onun olmadığı destanı,kütüphaneyi ben ne yapayım?
Ama aynı havayı solduruyorsun ya onunla sen mardin,
Bu denli gaddarsın.Bu denli vicdansızsın dersin büyüdüğün şehre.
Annenin gözyaşı döktüğü,gülücüklerinin döküldüğü toprağa kızarsın.
Aşk böyledir çocuk.
Sevmek böyledir.
Yasak elma böyledir çocuk.
Ee çocuk? Hâlâ diretecek misin bakalım sevmek için?
Sevmek çok güzel be abi diyecek misin?
Sevdiğinin çektirdiği acı bile sana anne sütünden kıymetli,tatlı gelir.
Boşver hikâyemi.
Sev çocuk…sev de için boşalsın ağlayarak.
Aksın gitsin derdin.
Sev ki bahanen olsun acını akıtmakta.
Sev çocuk.
Ama seveceksen,sevmeyi de sevmeyi bilmelisin.
Sevmeyi bilmezsen,sevmemek de boynunun borcu olur.
Sevmek zor iştir.
Kalbini uyandır,sevmeye ikna et.

Emin Yurtgül

Bu yazı Mehmet Emin Yurtgül, Şair Durağı kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.