Gözlerinden geçerken okudum masalını..
Titrek kalbimin atış hızındaydı söylentiler..
Masallar vardı ve anlatanlar..
Sonu yoktu, Asli da…
Derin kurgular var, duygularla beraber..
Bir yalandan ibaretti, insafsızca tüketiliyordu nefes almalar..
Ama vermeler yoktu!
Hükümsüz kafiyeler ve harflerin dizilişi vardı,
seni yazmaya yaramayan heba edilen bir yaşamsal hikaye..
Adi sanı lal olmuş bir cümleydin artık kendinden bi haber..
Platonik sevdalarda..
Seni anlatmayı değil, düşünmeyi bile beceremeyen Cümleler
sıralıyken tozlu raflarımda,
Ve ben hangi puslu bakışlarda arıyorken seni,
Sen hangi düşüncenin eteğinde kar oldun da,
güvendiğim dağlarda yerleşke sahibisin?
Gözlerinin konuşmasını bekledim oysa ben..
Dilinin söylediklerine kulaklarım şahitlik edemezdi..
Yüreğimde hissetmek istedim ki;
Bu yüzdendi kalbimi avuçlarına sergileyişim!
Sen anlamadın mı?
Hazin bir sonu vardı senli bildiklerimin..
Elem içinde yanıynıyorken haksızda değildi,
Hani fikrimin güzel düşüncesizlikleri..
Mutlu sona bağlamayı çok isterdim oysa..
Gözlerine değince yeşersin isterdim içimin nehirleri..
Şimdi mi ? kar yağmışsa o dağa.. Ve avuçlarındaysa yaşamsal serüvenim.. Ve kıvranıyorsa mest olmuş şekilde acıdan.. O dağda ölecek kurdu da bulamamışken adi sanıda lal iken..
Bunu yazmaya Sukutum yeter mi ki?
…
Bu şiirin telif hakkı yazarın (Veysel Ergün) kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.