Mavroliva’nın Kaleminden… ”Ben ve Sen…”

Hani günlerden bir gündü sen kendi köşende yorgun..
Ben gözlerimde umudun son kırıntıları, arsız sevinçlerle ordan oraya sürgün..
Son bir sebep arıyordun yaşama tutunmak için.
Ben, son bir sevinç ekiyordum toprağa seni hayatta tutmak için.
Sonra dönülmeyecek yollara girdin.
Dönmeyecek yerler buldun kendine.
Bunca gam, bunca keder varken ‘gülmek bana yasak’ dedin.
Kendine bir dünya kurdun,
bense kendime bir dünya buldum.
Sen kendi dünyanda kral,
ben kendi ülkemin sokaklarında küçük çocukların deli soytarısı..
Sen dünyayı sırtlanarak sırtına, o dert senin bu dert benim koşturdun,
Ben mutluluk dağıtacağım diye ordan oraya koşuşturdum.
Birbirine zıt iki dünyamız oldu,
birbirine zıt iki dünya olduk.

Ben kendi dünyamda masallar dillendirdim kurtların kuzuları yemediği,
Masumların ölmediği
Düşlerin düşmediği..
Sen kendi dünyanda kurt olup kuzularını uçurumlara sürdün,
İçinin bütün masum umutlarını öldürdün.
Kurduğun her düş havada kaldı, bir bir her bir düşünden düştün.

Kalemi elime alınca yazdım sayfalar dolusu.
Sen aynı kalemle, darağacında kendini asan bir adamı resmettin..

Ben bulduğum dünyanın yaşanılası olması için uğraştım.
Sen kendi kurduğun dünyayı ‘bu ne biçim dünya’ diyerek kendi ellerinle yıktın.

İnsan denen dünyanın içinde..
Yine günlerden bir gün, ben mi sen mi diye kendiyle süren bir savaş hâli.
Yan yanaydık sen ve ben.
Umut ve karamsarlık gibi, ışık ve karanlık gibi. İyi ve kötü gibi..
Aynı bedene hapis iki ayrı uc noktaydık ikimiz..
Hangimiz erken uyanmışsa o gün, o koşup pencerelerini açtı dünyaya..
Hangi pencereyi açtıysak biz, insan o gün o pencereden izledi dünyayı..

Bu yazının telif hakkı şairin (Mavroliva) kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Bu yazı Mavroliva, Şair Durağı kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Mavroliva’nın Kaleminden… ”Ben ve Sen…” için 2 cevap

Yorumlar kapalı.