
Yazmayalı ve sizlerle olmayalı bir ay kadar zaman geçti.
Bu süre içerisinde zamana tutunacak rutinim dışı nelerle hemhal olabilirimin biraz mütalaası içinde oldum. Yani bir nevi üretkenlik yoklaması yaptım bedenimde ve ruhumda.
Bir sabah kalktım her sabah yürüyeyim dedim olmadı.
Bir akşam geçmişte başladığım ve yıllardır yarım olarak bekleyen hikâye kitabıma yoğunlaşayım dedim o da olmadı.
Neyse dedim biraz el becerimi ortaya çıkarayım diyerek alet çantamı döktüm tadilat, tamirat ve yeni birkaç şey yapayım derken o hiç ama hiç olmadı.
Sadede gelmek gerekirse şanssız bir hazine avcısı gibi neye dokunsam zamanı zayi ettim sadece.
Ve son 4 gündür düşünmeye verdim kendimi.
İnsan dedim.
Bahar dedim.
Doğa dedim.
Yaşamak dedim.
Ne dediysem sanırım virütük bir hal alan psikolojime ritim kazandıramadım.
Galiba yoruldum.
Her gün üzerimize üzerimize gelip yığılan test, hastalık ve ölüm rakamlarıyla iyiden iyiye ötemize berimize dokunarak artan kayıplarımız kaygı merkezimizde hükümranlık kurmuş gibi.
Korkuyorum buna da mı alışıyoruz.
Yakında olağanüstü zamanlar olarak nitelendirdiğimiz bugünleri de mi ezberli yaşam olarak göreceğiz.
Elimden gelen bedenimin mevcudu alıştırma ve unutturma çabalarına durup durup YOK ARTIK demek…
Bir de Dua, Dua ve Dua…
Sağlıcakla kalın…
Ahmet KİRAZ