
Şimdi hüzün var gözlerimde, akıyor damla damla.
Canımdan can mı çekiliyor yoksa?
Ben tam canevimden vuruldum ya;
Bu yüzden mühürlenmiş acılar kalbime, sızlaya sızlaya.
Düşünceler feryat figân, kalp darmadağın…
Sözün varsa söyleyecek;
Söyle artık, içine atma sakın!
Lâkin ne mümkün, düğümleniyor boğazıma her sözcük.
Gözyaşlarım aktı akacak.
Belki de içimdeki bastırılmış duygular,
Kabuk tutmayan yaralar,
Beni zincirlere vuracak.
İliklerime kadar acıdım işte,
Bu gelgitlerin içinde.
Vefâya olan özlemim, alevleniyor sinsice.
Yakıyor tüm benliğimi pâre pâre.
Kavuşmak ilaç olur mu yaralarıma?
Gözlerimin feri sönüyor, kalbim buz kesiyor.
Düşüncelerim engin bir deniz, boğuluyorum.
Yoksa artık kalbime vedâ mı ediyorum?
Bir daha göremeyecek miyim, içi gülen gözlerdeki mutluluğu?
Hissedemeyecek miyim, olduğu yerde güller açtıran sevgiyi?
Artık içimde kuşlar uçmayacak heyecânla.
Yağmur yağmayacak gönlümü serinletircesine.
Gidiyorum rotamı bilmeden, sessizce…
Yaralarımı kanatarak gidiyorum.
Döner miyim, bilmiyorum.
Yollar geri mi getirir beni, yürümeye başladığım yere?
Umutlarım ısrar eder mi tekrar yaşa diye?
Kalbim kaldırır mı kırılmayı yine?
Şimdilik gidiyorum.
Arkama bakmadan, adımlarımı saymadan…
Omzumdaki yüklerle gidiyorum.
Ayaklarım beni nereye götürür, bilmiyorum.
İşte gidiyorum, içim yana yana.
Bu ne acı bir vedâ!
Küllerimden doğar mıyım, bilmiyorum.
Sadece bir parça huzur istiyorum.
MELİKE BARAN