
Aşk denizinde yüzer, aşk şarabını ellerinden içerem
Kirpiğin kaşına değdiğinde kanatlanıp uçmuşam
Kendimden geçmiş bir Mecnunam
Özünde kaybolmuş bir divaneyem
Can benim, hülya benim avam ne der bana
Sinemde zümrüdü anka mürgü(kuşlar) gezer bana
Devran değişmemiş ki, gelir aşk şarabı bana
Senin bir tebessümünle semavat(gökyüzü) önüme gelir bana
Karanfil bağçalarında(bahçeler) gezer senden güzelini bulamam
Dudakların ab-ı hayat(hayat kaynağı) olmuş benim için, önümü göremem
Gönül yurduma ismin yazılmış, kaçıp kurtulamam
Elinden cam-ı ateş fam(ateş renkli kadeh) ile aşk şarabı içmişem, uyanamam
Ey-Dıl-Guşan(Gönülleri fetheden) aşk kapısında hemrah(yoldaş) olmak yakışır sana
Sevgilinin zulmünden elemnak(üzüntülü) olmak yakışmaz sana
Bu yol aşıklar yoludur, dirayetli olmak lazım sana
Aşk bir miraçtır bunu bilip yükselmek farzdır sana
Girayalp KARAKUŞ