
Ayak izlerimiz buluşmuştur kaldırımlarda,
Belki aynı gece gökyüzünde gözlerimiz.
Aynı yağmurda ıslandığımız da olmuştur,
Aynı güneşte yandığımız da.
Aynı anda uyanmışızdır, saate bakıp fırlamışızdır yataktan.
Aynı anda uyumuşuzdur.
Aynı kitabı okumuşuzdur belki sayfalarda birleşmiştir kurgu ve hayallerimiz.
Yazmış mıyızdır?
Hani bitik şekilde eve gelince,
Eline aldığın sert elmayı ısırırken,
Dökülmüş müdür dudaklarından en yumuşak sözler?
Sonra dizilmiş midir harfler ?
Daha Hiç tanımadığın birisine.
Kutsallık bu
Yazabilmek.
Tılsım bu
İnanmak.
Sır bu
Sadakat.
Tutamadığın rengi sevmek gibi,
Nesnelere sahiplendirerek,
İhtimallere yerleştirerek…
Sanki boşlukları dolduracak…
O zaman yazmış mıyızdır?
Daha vücutlar tanımazken birbirini
Ruhlarımız yazarken tanışmış mıyızdır?
Ayşegül IŞIK
