
İlk Mine Söğüt kitabımla karşınızdayım bu sefer. Bir kadın-adamın karanlık düşleri, bir hayat-kadınının karanlık yaşanmışlıkları, bir yardımcının karanlık suskunlukları, bir yazarın karanlık kurgulamaları, bir fotoğrafçının karanlık odaları ve yolu habersiz kesilmiş çocukların hayatlarının anlatıldığı tuhaf ve dehşete düşürücü bir sarmal !
Kitap baştan sona, kaliteli ve yaratıcı tasvirlerle bezenmiş. Karakterler birbirlerinden bağımsız gibi görünse de, gerçekte fazlasıyla güçlü detaylarla birbirine bağlanmış. Her karakter; güç, şehvet, hırs, aşk, yokluk, savaş, ölüm, kaybetme, yok etme, yok olma, terketme, nefret, öfke, yalan, barış, politika, hoşgörü, kıskançlık ve sayamadığım dahası duygularla imgelenmiş. İmgelerle, gerçekler suratının ortasından tokatlanmış ve yerlere serilmiş.
Okurken zaman algımı yitirdim. Geçmişi çözümlerken gelecekte kayboldum, geleceği hayal ederken geçmişten ipuçları yakaladım. Her sayfada kasvet ve gerilimi doruklarda hissettim. Düş kelimesinin tanımlamasını yeniden yaptım, iyiden uzaklaştıkça üşüdüm, kötüden nasıl uzaklaşacağımı unuttum.
168 sayfanın sonuna geldiğimde, vanilyalı kurabiyenin kokusunu hissettim ve kendime geldim. Hem bitmesi gerektiğini düşündüğüm, hem de hikayenin daha çok sayfa sayısını hakettiğine inandığım bir ruh hali! Ya çok sevecek ve asla unutamayacaksınız ya da hiç anlamayacaksınız. Bu kitabın ortası yok! İyi okumalar diliyor ve yorumlarınızı bekliyorum.
ZEYNEP SERAP BERKTAŞ
İNSTAGRAM HESABIM: @kitapakli