Vefa İstanbul’da bir semt adıydı.
Ve bu hikaye senin bildiğinden daha eski dayanmaktaydı.
Sen Hakkı bilmeden evvelimdin,
Önce seni sevdim bilmeden,
Kulu sevmek Hakkı sevmekti sonradan öğrendim,
Yinede seni sevdim.
Günahta olsa en büyük günahım, seni sevmek olsun istedim.
Kulu sevdim, Hakkın nefesi vardı içinde,
Hakkı sevdim, kulundan daha fazlası vardı özünde.
Feleğim şaştı değimini öğretti sevdan bana.
Hakkı mı? Seni mi?
Daha çok sevdiğimi karıştırır oldum çoğu zaman.
Günahkârdım çoğu zaman, batılı önde tutarak.
Cehennem ateşi sensizlik kadar yakarmıydı canımı, bilemezdim.
Kuldum ve beşerde gördüğüm en büyük azap sensizlikti.
Ve aklın erdiği en büyük azap cehennemdi.
Toydum sevdim, piştim sensizlikle,
Oldum yine seni sevdim ve dilerdim ölürkende seveyim.
Seni sevmek, hakkı sevmek gibiydi bana,
Hak ki Rahman ve Rahim, yazımı yazan Kerim, taktir buyurmuş ney leyim.
Günahsa kulu sevmek, yazımı yazan Kerimse, günahı boynuma. Bak ne işler açtın başımıza.
Bilmeden yada bilerek.
Diyecek o kadar çok söz var ki gönül heybemde.
Bu günahıma dair bir tekini bile, dilime sevk etmeye mecalim yok.
Var sen anla diyeceğim ama zor, çok zor …
Mesen Mesen