Masadaki takvimine dalar gözlerin.
Bir an için, eylülde durur bakışların.
Bir çırpıda da geçerdi günler;
Kalemi alıp eline, günleri çize çize.
Kalemle tükettiğin eylül;
Onu yaşamaya benzer mi hiç?
Hüzünle yoğurur her yirmi dört saati.
Bize, yine davete icabet etmek düşer sonunda.
“Eylül” dediğin; hüzün yağmurlarının gözlere karışmasıdır.
Yeşermiş her umudun, sarardığına tanıklıktır.
Yârine, yarenine vuslat için; yine yeni umutlar ekmektir.
Gönül yorgunluğunun ikiye katlanmasıdır.
O, eylül ki; kafası karışık beyinlerin en zor sınavı
Hazanın ilk en ağır darbesi
Ekimi ve kasımı da kanıksar
Eylüle düşmüş hüzün en acemisi bile
Esra ŞENGÜL