Ve Biz Yalnızız…

Zaman her zaman ki eriyen yerinden erimeye ve gitgide azalmaya devam ediyor…
Bir oyun bozanlık içinde değil.

İnsansa bu düzenli tükeniş içinde ifadesel ve hayatın getirdiklerini, edinimsel olarak tecrübe sandığına ekleyerek olgunlaşması gerekirken ne ilginçtir ki; tuhaf ve anlamsız bir biçimde mekanın, statütün heybetine yenilerek kendini sevgi bağından uzak kılarak eriyor…

Ben ise bu endişeli körlük vakitleri içinde ” taktirin vaktin tekerrür bohçasında kayba uğradığı, karakterin bencillik duygusu karşısında gölge oyunu gibi güneşini aradığı ve neydim – neyim – ne olacağım üçgeninde kendini sorgulayan bir iç etüt mekanizmasının hasar içinde olduğu ” yalnızlığı seçtim.

Hem de herkesin tekrara uğradığı anlaşılma çabası, anlatma endişesi ve kabul görür müyüm korkusuna takılmadan sınıf atlayarak…

….

Bir sihrim var aziz dostum
Korkusuz atmaca gecede karanlık bölen
Gündüz ormanları soluyan göğüs kafesi

Ve biz yalnızız
Suskunuz her ikimizde
Aramızda sadece duvar konuşkan
İnsan gözü değmiyor
Toprak sulak, gölge vicdan, çiçekler harman yeri
Bereket açar salkım salkım tepemizde gökyüzü

Gel sen de hırs tutmadan
Fani endişelere kapılmadan
Gel sen de kör olmadan
Aynada kaybolmadan

Ahmet KİRAZ

Bu yazı Ahmet Kiraz Şiirleri kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.