Çatısından damla damla su akıtan, her damlada buram buram toprak kokan ; derme çatma, tek odalı fakirhanemdeyim..
Oymalı tahtadan, önündeki mermerde iki çift rengarenk menekşenin olduğu camın pervazında ; işlemeli, çiçekli böcekli perdenin altından seyrediyorum kısılmış gözlerle, sessiz sokağımı..
Enine geniş, boyuna kısa bahçemde iki çift gül ; biri diğerine kızarmış, diğeri ötekine meftun. Bir gün kavuşup sarılma ümidiyle, aşkla bakıyorlar birbirlerine..
Yaprakları dökülmüş, dalları zayıf düşmüş koca yürekli, yılların ahbabı çınar ; iki yana açmış kollarını aheste aheste bana bakar..
Hafiften çiselerken yağmur, güneş kefenini yırtıp çıkma ümidiyle kara bulutların ardından ; Feride abla askıda kurumuş esbapları toplama uğraşında..
Veysel efendi bir elinde gazetesi, diğerinde iki ekmek çıkıyor hızlı hızlı adımlarla yokuşu ; hafiften terleyerek..
Şimdi döndü köşenin başından yılların emekçisi, eskici Rıza abi ; meselesi değil yıllanmışları toplamak, bir gün sordum cevapsız uğraşının nedenini, amacı yıllar önce terkedildiği aşkını bulmak. Her sokağın başında tazeler nefesini, sonuna doğru iki damla göz yaşıyla yitirmek üzere vuslat ümidini..
Bi gün otururken kahvenin şark köşesinde, denk geldik Rıza abiyle ; plakta, anılarını yâd eden ince saz musiki çalmakta, çaylar tazelendi ; başladı gönülden dökülmeye büyülü sözler, gözler önüne..
Derdin hasbihal edildiği demli vakitlerde ; kadının aşkını saman alevine benzetti bizim Rıza abi ; bi anda yanıp göz kamaştıran, hemen sönüp ince bi duman çıkartıp yok olan bi zaman akışı, derdi. İçindeki aşkını ise meşe ağacına benzetirdi ; ince ince ağır ağır ve bitmeyen bir zaman..
Kor ateşin devamı gibi, nefes aldıkça tekrardan alevleniyor içimdeki aşkım, her sokağın başında onunla karşılaşma heyecanıyla, dedi yaşlı gözlerle, ardından bi yudum daha çekti sımsıkı tuttuğu acımtırak çayından..
Mevsimlerden kesmiş ümidini, saatler uğramaz olmuş zamanına, sokaklar çıkmaza dönmüş yıllarca ; Rıza abi hâlâ bi umutla, 60 ından sonra, tertemiz aşkıyla hâlâ adım adım, karış karış, yanıp tutuşan gönlüne çare aramakta..
Dinlemek İçin :
Furkan KOCABAŞ