Kıymet bilmek nedir ki.. İlla gidince mi anlaşılır bir insanın kıymeti yada birşey olunca mı o his düşer ateş gibi kalbe.. Peki kaybetmeden anlaşılmıyormu insanın kıymeti illa bir toz bulut olunca(Ölünce) mi anlaşılıyor . Hayır hayır böyle olmamalı bence değer vermek bu değil ki.. Gerçi kimine göre değişiyor değil mi? kimi görüdüğü halde susar! , kimi ise görmez.! lakin o ateş düştü mü içine çok geç kalınmış olur. Bakmak ister görmek istediğine gözleri onu arar görmek ister göremeyeceğini bildiği halde bir umuttur derler ya , işte bir umutla bakar. Ama bakarken de kalbe o ateş düşer inceden inceye yavaş yavaş acıtır kalbini. Evet anlar, anlar ama çok geç olur görmek istediği ya uzaklarda yada çoktan Son nefesini vermiş olur……! Kalbi (vicdanı) susturmak için ; iki göz yaşı ve bir çiçek…
Nar-ı aşk aff düştüğü yeri o kadar güzel yakıyor ki… Karşılıklı olsun yada olmasın düştüğü yere o kadar güzel yakışıyor ki. Sadece “o” acıtsa da “o”‘merhem olsada ‘o’. Allahım kalbe sevgiyi veren sensin. Ben seviyorum ve kalpten lisana dökülen her kelimeyi yazıyorum en hakiki içten duygularımla lakin sen bu sevginin tozunu ayarlamama yardım et etki senin yardımınla sevgime sahip çıkayım… Nar’ı Aşk adı gibi yakıyor… Sesini duyunca , görünce , hissedince yakıyor.. Yinede insan usanmıyor işte bıkmıyor sevmekten , bırakamıyor sevdiğini öyle uzaktan uzaktan bakmak bile yetiyor seven’in sevdiğine.. Sadece gülüş gözleri dersin içinden ve bir acıyla karışık tatlı bir gülümseme gelir kalbe ve bir türkü mırıldanırsın ve türküye eşlik eden göz yaşları her bir sözüne çünkü her biri onun için yazılmış sanki. Aslında türküler ne çok şey yansıtıyor anlayana ; gerçek sevgiyi , kıymeti , pişmanlığı, beklemeyi ve yıllık değilde ömürlük hatta ölümlük ahiretlik sevginin değerini… Ne güzel demiş Abdürrahim Karakoç ;
Yar değince kalem elden düşüyor
Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor
Lambada titreyen alev üşüyor
Aşk kağıda yazılmıyor mihriban
Sevdiğim mihriban
Tabiblerde ilaç yoktur yarama
Aşk değince ötesini arama
Her nesnenin bir bitimi var ama
Aşka hudut çizilmiyor mihriban
Sevdiğim mihriban.
Boşa bağlanmamış bülbül gülüne
Kar koysan köz olur aşkın külüne
Şaştım kara bahtın tahammülüne
Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban!
Tarife sığmıyor aşkın anlamı
Ancak çeken bilir bu derdi, gamı
Bir kördüğüm baştan sona tamamı
Çözemedim çözülmüyor Mihriban!
Betül EKER