Ben Dünüm…

Bugün o kadar çok “dün”deydim ki…
Kendimi bir bozuk saat gibi
En olmadık zamanlara hapsettim.
Gökkuşağının yedi diyarında
Yerin ve zamanın önemsiz olduğu yerlerdeydim.
 …
Bir şehrin usul usul göç edişini izliyordum
Bütün çığlıklarını duyarak
Bir köşebaşı, bir ağaç gölgesi
Bir şey anlatıyordu bana
Hatırlıyordum…
Sonra ayaküstü bir sigara yaktım
O an içimdeki bütün yaşanmışlıkları
Bütün mavi anıları
Tek nefeste bıraktım
 …
Güneş geceyi daha yeni doğurmuş
Ve ölmüştü
Kim bilir belki şu yağan yağmurda
bir ağıttı güneşe
Kim bilir gecenin üvey evladı
Yani ben
Yani yüreği bir bozuk saat gibi
Dünde kalanlar
Biliyorum, duyuyorum sizide
Şimdi hangi dille tercüme etsek
Hangi mısralara döksek acılarımızı
Geçmiş olur
 …
Dünlerim
Ve sen
Yeşil basmalı elbisesiyle beni bağrına basan gece
Ve siz iki gözü iki çeşme bulutlar
Dindirin artık gözyaşlarınızı
Umutsuzlar limanına bir gemi yaklaşıyor
Hoşçakal dünüm
Gidiyorum
Bu şiirin telif hakkı yazarın (Kağan Oğuz) kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu yazı Kağan OĞUZ, Şair Durağı kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.