Kül

Yine buradayız.
Gecenin yetim kalmış sokaklarından birinde.
Kacmisiz imsak vaktinde güneşin koynundan.
Sıcak ,taze ve bir o kadar da aydın.
Bir iyi geceler mesajinda buluyorum seni.
Kimi zaman bir hoscakalda.
Gerçekten hoş kalıyor musun diye de bir merak uyanıyor içimde.
Hemde gecenin köründe.
Gözlerinde geceden mutevellit bir kac capak.

Sonra yüzümü dikiyorlar göğsündeki anne kokusuna.
Sacindaki yıldızlar tanrının bahşişi olmalı.
Tövbe diyerek yeniden kafami gömüyorum avuc içine.
Orada kadere rastlıyorum, iki kelam ediyoruz yağmur yağıyor.
Geleceğimi islatiyorsun, kum rengi hayallerimi.
Bir de cocuklugumu tokatliyor ayak seslerin..

Ana fikri gözlerin olan bir hikayeye başlıyoruz.
Gözlerine sıra gelince bitiyoruz hikaye ile birlikte
Elimizi semaya açınca, tanrı bizi bize döküyor.
Bismillah..
Serçe parmagima dusuveriyor kirpiklerin.
Çok kalmayıp kuslara takılıp gidiyorlar.
Senin sevdigin mavilere gidiyorlar.

Bir de ne göreyim.
Baş parmagindaki şükrün daha kurumadan düşlerim kuruluyor.
Sonra kül oluyoruz babamin kaçak sigarasinda.
Annemin demli cayinda karisiyoruz birbirimize.
Ağlıyoruz şakadan.

Haydi seninle bir tur atalım emrivaki kalabalıklara.
Sonra gecenin küfür kokan yalnizliklarina uğrar çay içeriz.

Bu şiirin telif hakkı yazarın (Yusuf ARAF) kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.













Bu yazı Şair Durağı, Yusuf ARAF kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.