Sensiz

öyle günlerde öyle anlar geliyor ki,
sensizlik içimi kasıp kavuran bir kasırga gibi
dağıtıyor yüreğimin her yerini.
sana duyduğum özlem;
nefretimle rüyalarımın arasında duruyor
sessizce durduğunu söyleyebilseydim keşke
ama..
ama her defasında beni nefretin kuyusuna atmaktan geri durmuyor
o kadar uzun süredir yoksun ki
bilemiyorum hissettiğim özlem mi nefret mi?
hiç gelmiyorsun ki
yüzünün hatlarını unuttum desem yalan olmaz
sesindeki o tatlı tınıyı bilmem hatırlar mıyım artık?
o kadar uğramadı ki sözlerin ruhumun derinlerine
içimin yangının ilacını unuttum.
seni unuttum biliyor musun?
o kadar uzun süredir tek başımayım ki
birlikteyken nasıl geçiyordu zaman bilmiyorum bile
öyle günlerde öyle anlar geliyor ki
seni ince bir sızı olarak hatırlıyorum
sanki bir zamanlar yaşanmış kalp ağrısı gibi
öyle ki bıçak yarası gibi kalmış şuracığımda
bilmezsin sen onun geceleri nasıl yaktığını içimi
ince ince..
dolunaylı gecelerde daha başka yakar içimi sanki
yalnızlığım daha belli olduğundan mıdır nedir?
bilemedim…
anlıyor musun beyefendi içimdeki o büyük boşluğu şimdi
her gece o boşluğa sarılıp uyuyorum ben işte
ilk önce ona “günaydın” demeden başlamıyorum güne
o kadar uzun süredir yoksun ki
öğrendim nasıl yaşayacağımı sensizlikle
nasıl dayanacağımı yağmura,
kara kışa….
beyefendi bana hayatımın en acı dersini öğrettin
gelmene alıştırıp gittikten sonrasını,
hayatın ne olduğunu,
sen bana boşluğu..
yüreğimin tam ortasını kaplayan o büyük sızıyı öğrettin.
sen hiçbir şey olmamış gibi yaşarken hayatında
bense hayatımın en büyük dersini dinlemekteyim
sensiz sessizliği…

Bu yazı Merve BAŞARDI, Şair Durağı kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.