bitmis bir yazın tükenmez döngüsüne
bırakmışız gömleğimizi
gölgemiz ıslak
alnımızda serin bir sonbaharın izi
ve yüzümüzden dökülen bir parça
Gözyaşı ; ıslatmaya yeter mi
günümüz güneşini
Yoksa bir hinlik düşünmeyen o kaldı
dediğimiz günes bile
ıslatır mı içimizi
Boşluk bırakıyor içim
bütün kuytakları dolduran
serpeleniyorum karışık saçlarıma nazaran
Ve cürmünü itiraf eden bir mahkum gibi
kaldıramıyorum başımı
tek suçlu benmişim gibi
. nar çiçeği koklayan kızlarla
Narı kesip kan kırmızı suratla
onlara nisbet yapan adamlar
dan belliydi gidişi billboardların
Çıplak bir espri ve ayıp gülüşmeler
aldı kücük çocukların koleksiyon günlüklerini
Ve narçiceği hiç açmadı
sanatlıca kalmadı hiç bir eşya
kaçıncı yüzyıl bu yaşadığımız asır.
şikayet hatlarının bu kadar fazla olup
derdimizle ölecek kadar ne içirdi bize
ve kimse niye sormadı ağzından kan damlayan vahşilerin hesabını
kırık bir kalple uyanıyoruz her gün
kırılmış telefon kutularıyla
ve hiç cevaplanmayan alolarla.
alo ! selamun aleykum. karşınıza çıkan ilk insanı hayatıma bağlarmısınız.
şayet . ayaklarımızdaki bu çamurdan düğümlerle ilerlenmiyor .
bizi hayata bağlar mısınız.
dudaklarından hayat düşmeyen.
kalplerinden hayat akan adamlara
sorar mısınız halimizi
onlar insan halinden iyi anlar
neyin içimizi kemirip
neyin bizi biz edeceğini en iyi onlar bilir
ve en güzel onlar yaşar
Alo ! yaşama hattımı ?
…
Bu eserin telif hakkı yazarın (Sefa SARAÇ) kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.