Devr-i Na-İdrak…

Küçükken hiç görmemiştim kafeslere konan kuşları. Ben küçükken zaten öyle pek bir şey de görmedim ya. Bir babamın ölü bedenini görmüştüm bir de hiçbir zaman diğer çocuklarla aynı olamayışımızı. Ve bunlar yetmişti gözlerimdeki ışığı hapsetmeye. Demiştim ya ben küçükken kuşların kafese konduğunu görmedim hiç. Hayvanat bahçelerini de iyi yerler sanıyordum. Değilmiş, büyüyünce öğrendim. Büyüyünce kuşların kafese konduğunu da gördüm. Ve bunlar gibi insan müdahalesine maruz kalıp güzelliğini kaybeden nice şey. İn-san. İki kelime. Dünyayı cennet de yapan cehennem de yapan sadece iki kelime. Ben bazen bu iki kelimeyi kuş kafesinden sarkan bir kelime darağacında asmak istiyorum. Kelimenin ağırlığından olmasa da günahlarının ağırlığından, olur da kafes kırılır kuşlar yeniden uçar çocukluğumdan bana bir şeyler kalır diye.

Bu yazı Denemeler ve Hikayeler, Mavroliva kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.