
İnkâr edemem bu sancıları.
Memleketin dağları, bir uçtan bir uca bağlı.
Taş taşır göğsünde, bu zamanın insanı.
Garip bıraktın işte, bir yanımı.
Bizim karakaşımıza verilen bahttan, çıkmaz bir hayır.
Harmandan tozundan mıdır bilmem,
Gözükmez yolların, bakmaz güneşin.
Bu yüzden gittiğin mevsime alışamadım.
Yel esmesin Fırat’tan, gözlerim dolar.
Büyümesin yaşım, açmasın çiçekler!
Tesellisi olmayan zamanda,
Dumanı üstünde tüten dağlar var aramızda.
Sen vaktinde geldiğine pişmandın
Ben gittiğin günün yasını saydım.
Harman zamanı yine gelsen diyorum,
Bahar gelirdi zozana, kurumuş toprağa…
Kalem-i Aşikâr