Ölümün Soğuk Yüzü…

“Ölüm” dört harf bir hece
O dört harf bir hecenin içine neler sığmıyor ki!
Sevdiğin birini iki karış toprağa koymak,
Yüreğine kor kor yanan bir ateş düşürüyor,
Hem üşüyorsun yokluğunda hemde yanıyor yüreğindeki alev alev.

Dört harf bir hece bitiriyor hayatını,
Zamanda ilaç olamıyor yanan kalbine,
Söz geçiremiyorsun gözyaşlarına,
Sorgulamaya başlıyorsun vicdanını
Pişmanlıkların geliyor gözünün önüne,kırgınların, keşkelerin sarıyor etrafını
Duvar örüyor çıkmak isteyipte çıkamayacağın kadar yüksek bir duvar.

Haps oluyorsun ölümün acısıyla,pişmanlığın ve keşkelerinle
Temizleyemiyorsun vicdanını en berrak sularda bile.
Hayat ikinci şansını aldı elinden
Pişmanlıklarını, keşkelerini telefi etme şansını aldı ölüm.

Koskocaman bir boşluğa düşüyorsun uçurumun en dibi olan o dipsiz kuyuya.
Karanlığın en ıssız sokakları,
İnsanların kulağında uğuldayan
“Metanetli ol” sesleri
Öyle bir konuşuyorlar ki sanki en sevdiğin eşyayı kaybetmişsin de aylar sonra bir yerden çıkacakmış gibi
Sanki sevdiklerini hiç toprağa vermemiş gibi.

“Ölüm” dört harf bir hece
Ölüm soğuk yüzünü dönüyor
Tir tir titretiyor yüreğini
O yanan yerlerin sızlıyor
Çok sızlıyor,
Keşke
Onun yerine ben ölseydim dedirtecek kadar çok sızlıyor.

Müge kocaçınar 7 aralık 2017

Bu yazı Müge KOCAÇINAR, Şair Durağı kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.