Üç…

Üç ay doldu az önce
Geçmez sandığım saniyeler
Üçer üçer atlamış meğer
Sabah olmuyordu bir türlü
Açıyorum karanlık kapatıyorum karanlık
Her üç saniyede bakıyordum saate
Çok geçmiş gibi
Bir gün bir yıl gibi geçiyor
Soğuk hiç dinmiyordu penceremde
Unutmak için iki adım atsam
Üçüncüde sen geliyordun aklıma
Ondan sonra üç gün ağla
Bir yığıntı gibi kaldım köşelerde
Sessiz sedasız
Üç kuruşluk değerim yokmuş meğer
Üçüncü ayın üçüncü günü bugün
Sensizliğin dönümü bugün
Üç ay oldu bugün
Fal baktırmıştım oysa
Üç vakte kadar haber var diyordu
Hangi üç oldu yok hala
Ellerim titriyor aynaya her baktığımda
Reva mıydı bana şu üç günlük dünyada
Baharda demiştin baharda gülerim sana
Bahara koymadın yıktın beni
Kışa döndürdün
Üç şeyi unutma demiştin bana
Beni beni beni
Üçten çıkamıyorum bir türlü
Yirmi üçteyim hala
Yalnızım hala
Tamam artık bırakıyorum peşini
Bakmam bundan sonra üçe beşe
Geç olsa da anladım
Seviyor fakat sevilmiyormuş insan
Her şeye kansa da yokmuş değeri
Tıpkı benim gibi…

Mart 2010
Emine Akıncı ALACALIOĞLU

Bu yazı Şair Durağı kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.