üzgünüm ececiğim, üzgün şiir bu…

o gece konuş eyledim
tümünüzün kutsalıyla/
ben karışmam dedi, lütfen dedim
ismini vermek istemedim
ak dedim kara, anne hatta baba dedim
ben çok yalan söyledim
yüze yüze büyük hint’i bile aşardım, öyle çok.
kutsal dedim
kalemi kağıdı bırakalım aşkına.
senelerce ağlamaya, razı gelsinler/
ben geldim.
ben geldim sahi
senin sesini duydular mı mısralarında şair?
zamirlerin ayak uçlarına tutunup uzaklaştılar mı?
bir, iki, üç
hala tekil/
istanbul hala nefesime karışıyor
bu sen değilsin diyorum, isim verme diyor
hadi oradan!
senin bir ismin yok ki
aksın karasın, ana hatta babasın.
bilet iadesi alıyor musunuz?
papaza konuşacağım daha/
günahlarımı da keçiye yükleyip uçurumdan en günahsızı atacağım.
haktan hukuktan vazgeçmiş olabilirim,
pencere dibi küçük saksı düşmüş
eğilip kaldırmamışım.
kutsala and olsun
onu süpüreceğim.
ama umay umay şahit,
biz birinin pencere dibi küçük saksısı değiliz.
gündüz oldu, kutsal nöbeti avukata devretti.
tartışmayacağım, bir şiirlik işin var işte.

Kübra SAKLIKAYA

Bu yazı Şair Durağı kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.