Ukde…

I

UKDE

Zamanın yarım bıraktığı çok şey vardı.
Ucunda yarım yamalak kalmış kırıntılar,
Başlamadan bitmiş hikayeler kaldı.
Bir şehri terk edecek kadar hüzün birikti
Oysa çok da güzel sevinebilirdik seninle.
Her gün tekrardan okumak isterdim seni.
Ben şimdi başkasına ait
Bir şiiri mi kaybettim bilmiyorum .
Koca bir düğüm takılıyor boğazıma.
Bir şiir kaybından sonra
Yazdığım her şey bana iğrenç geliyor.
Bir evin üst katında
Balkondan izliyorum güneşli şehri.
Martı sesleri geliyor her akşam
Saat beş nalburlarında.
Elimde yeni yaktiğım sigaram
Ve tarifsiz bir duygu içimde.
Martılar sürü halinde söylerken şarkıları
Seni mırıldanıp duruyorum dilimde.
Parmaklarımda gözlerin birikmiş sanki.
Ne vakit bir şeyi tutsam, sen oluyor.
yarım bıraktığım bir şiiri,
Tamamlamayı unutuyorum daha sonra.
Parmaklarım senken bu kadar,
Ne yazsam sen oluyor
Yazıp yazmamakta kararsız kalıyorum.
Bitmiş bir şiiri mi istiyorum
Yoksa devamını getirmek istediğim bir şiiri mi?

Neyi istediğimi veya neyi özlediğimi bilmiyorum.
Ve biliyorum ki
Parmaklarımda oldukça,
Elime yüzüme bulaştıracağım seni
Ve hep

İçimde bir ukte olarak kalacaksın.

II

Kalbe zarar verirken dünyevi ağırlıklar
Bu zemheri zaman niye bitmiyor ?
Insan düşmeye görsün girdiği girdaptan,
Bir dilden,
bir düşten
Birinden düşerken, düşürmek başka birini…
Insan ne acı ve ne çok duvar kül
Ve zaman tutmuyor elimden
Yazmıyor birkaç kelam,
Yeni güne karşı gözleri hep telaş
Hep bir ukte tutuyorum içimde
Dilimde bitmeyen yeşil bir türkü
Insan ne çok yorgun
Ve kimsesiz
Ve eksilmiyor hiç eksilenler.

III

BEYAZ BIR UKDE

Tut ki, bir ağaç kabuğunda gün sayıyorum.
Mevsim senli benli koparıyor takviminden.
Adını sır gibi saklıyorum yine.
Bir metanet ki elim alnıma değiyor.
Babam duruyor kapının eşiğinde.
Dışarıda karla karışık bir sokak…
Insan ne çok soğuk ve sokak kadar
Ellerim, ötekini tutuyor
Saat, tam da beni sevmenin zamanı şimdi.
‘Günaydın’ diyorsun…
Gün aydından öte oluyor.
Bizim mahalleye döner salıncak kuruluyor hemen.
Çocuklar gibi hür oluyorum
Ilk kez bisiklet sürüyor gibi
Arkada babam varmış gibi korkmuyorum.
Tut ki dizlerim yara bere içinde
Beyaz duvarlar ıcınde seni görmek kadar
Telaş içinde ayaklarım.
Bir tekini unutuyorum terliklerimin.
Ayaklarım, çıplak ve yara içinde
Kapına kadar geliyorum
Iceri girmek ve girmemek arasında
Kararsız kalır gibi korkak ,
Korkak bir kedi oluyorum sonra.
Insan ne kadar sarı,
Ve nasıl zor bir ağaç gibi dik durmak.
Sana ellerim mürekkep içinde koşuyorum.
Akşam ezanına yakın eve dönerken ,
Çiçekleri sulamayi unutmuşcasina
Soluk soluğa…
Ve seni
Başka bir dilde saklıyorum hep.
Insan, ne çok insan oluyor sevince.
Ben de beyaz bir iz bıraktın
Ve hep
Icimde bir ukte olarak kalacaksın…

Ji

Bu yazı Şair Durağı kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.