Gürhan YAZICI – Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Tanıtım Yazısı

Adsız

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı adlı kitabım çıkmıştır. Kitap LYS ve ÖABT’de bu dönemden gelecek sorular için oldukça donanımlıdır. Aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığı 12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı müfredatına uygun hazırlandığından Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenlerinin de ders işlerken yardımcı kaynak olarak kullanabileceği bir yapıdadır. Cumhuriyet rejimine geçişimizden itibaren edebiyatımızda cereyan eden akımlar, titiz bir kaynak taramasının ardından sırasıyla anlatılmıştır. 228 şair ve yazara yer verdiğimiz bu kitapta 70 civarında şiir örneği de bulunmaktadır. Şiirler, şairlerin poetikasını ve içinde bulundukları akımı temsil edici yapıya sahiptir. Cumhuriyet edebiyatı roman ve hikâyesinde ise ele alınan eserler içerik ve kahramanlarıyla özet halinde verilmiştir. Aynı durum bu dönemin tiyatro çalışmaları için de geçerlidir. 1980 sonrası Türk şiirinde ve Modernizmi esas alan eserlerde, güncel yazarlara da yer verilmiştir. Aşağıda kitap içinden örnek bir sayfaya yer verilmiştir. Kitap hakkında bilgi almak isteyenler Gürhan Yazıcı facebook sayfasından ya da 05065998109 no’lu telefondan irtibat kurabilir.

Cemal Süreya (1931-1990)

1931 yılında Erzincan’da dünyaya gelmiştir. 1990 yılında vefat etmiştir. Ailesinin Dersim harekâtı sırasında Bilecik’e gönderilmesi üzerine ilk ve ortaokulu burada okumuştur. Ailesine yirmi yıl Bilecik’ten çıkmama cezası verilmiştir. Cemal Süreya Haydar Paşa Lisesini pekiyi dereceyle bitirmiştir. Sonrasında AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesine kaydolmuştur.

Şair bitmemiş başlangıçların adamıdır. Sürekli bir eylem içerisindedir. Ama eylemlerini sonuna kadar devam ettiremez. Çok çalışkan, çok okuyan, daha ilkokul yıllarından itibaren yazma eylemiyle uğraşmış bir şairdir. Hayatına birçok kadın girmiştir. Tam beş kez evlilik yapmıştır.
Şiire geleneksel Türk şiiriyle giriş yapmıştır. Yayımlanan ilk şiiri Şarkısı Beyaz’dır. İkinci Yenicilerin öncülerindendir. Fakat onlardan ayrılan özelliği, İkinci Yeni şiiri anlama kapalıyken onun şiirinde anlam, sarih bir şekilde öne çıkar. Folklor Şiire Düşman adlı eseriyle birçok kesim tarafından tartışmaların merkezine alınmıştır. Fakat onun bundan kastı, halk ve divan edebiyatını hiç değiştirmeden taklit yoluyla işlenmesidir. Cemal Süreya’nın şiirlerine baktığımızda özgür koşmanın ve halk ile divan edebiyatı anlayışının yer aldığını görürüz. Fakat kendine has imge dünyasıyla ve yeni bir formla, halk ve divan edebiyatına yer vermiştir. Onun karşı olduğu şey, şiirin özümsenmemesidir.

Cemal Süreya’ nın edebiyata eğilimi, çocukluğunda okuduğu Hazreti Ali cenkleri, Köroğlu öyküleri, 1001 roman ve Yavrutürk gibi tefrikalarla başlamıştır. Onun edebiyat hayatında en etkilendiği şiirlerin başında, Ahmet Muhip Dıranas’ın Kar şiiri gelmektedir. Bunun yanında Dostoyevski’nin eserleri şairin iç dünyasını huzursuzluğa gark etmiştir.

Cemal Süreya ilk şiiri Üvercinka’dan itibaren Türk şiirinde farklı bir yer edinmiş ve bu farklılığı şiir hayatı boyunca muhafaza etmiştir. Üvercinka şiir kitabı, şairin sözcüksel sapmalar ve yeni kelimeler üretmesi yönüyle onun şairlik serüvenini özetlemektedir. Güvercin kelimesinin ilk harfini atmıştır. Sonraki kanadı kelimenin ise sadece ilk hecesini almıştır.

Cemal Süreya’nın şiirlerinde tarihle yüzleşme, siyasal olaylar, resme, müziğe, sinemaya yaptığı göndermeler önemli bir yer tutmaktadır. Onun şiirinde en çok dikkat çeken unsurlardan birisi de ölüme, yalnızlığa, umutsuzluğa bir çare gibi sunduğu erotizmdir. Ancak o, şiirlerinde erotizmi canlandırırken toplumsal değerlerden uzak düşmez. Cemal Süreya’da zaman zaman su yüzüne çıkan bir isyan duygusu da hâkimdir. Ona göre şiir anayasaya aykırıdır, kurulu düzene karşıdır ve tabiatın ahlakı kovduğu yerde ortaya çıkar.

Şair özgün bir imge dünyasına sahiptir. Enis Batur’un belirttiği gibi : “Cemal Süreya, İkinci Yeni şairi olarak anılan şiir hareketi içersinde imge duyarlığıyla diğer şairlerden ayrılır. O, imge çatısını dağıtmadan aktüel konularda, açık seçik söz kurmuştur. Aynı zamanda imgeleri kullanışındaki geometrik çizgiyle onlardan ayrılır.”
Cemal Süreya’nın şiir kaynakları olarak kutsal kitapları, Türk şiir geleneğini, mitolojiyi, tarih ve coğrafyayı sayabiliriz. Aynı zamanda onun şiiri büyük bir göçün şiiridir. Şair hayatı boyunca kırka yakın ev değiştirmiştir. Ve bu onda bir adres sorununa neden olmuştur. Bu göçlerin başlangıcı, çocukluk yıllarına kadar uzanır. Şair, değiştirdiği evlerin sayısını Güz Bitiği adlı kitabında şöyle dile getirmiştir: “Hiçbir semtte berberin olmadı / 1954-1980 yılları arasında /26 yılda 28 ev değiştirdin /Leke kuşağı nasıl tanımaz seni.”

Cemal Süreya, yayım hayatında önemli bir yeri olan “Papirüs” adlı derginin sahibidir. Bu dergi maddi imkânsızlıklardan ötürü dönem dönem kapatılmıştır. Ağustos 1980’de başladığı ve yalnız dört sayı çıkarabildiği bu dergiyi, Haziran 1966 ve Mayıs 1970 arası 47, 1980-1981 arası iki sayı çıkarabilmiştir. Papirüs, İkinci Yenicileri bir çatı altında toplaması ve onların şiirice mecra oluşturması yönüyle de önemli bir dergidir.

Yazar, şiir dışında düzyazı ile de uğraşmıştır. Türk edebiyatının en güzel mektuplarından sayılan 13 Gün Mektupları’nı, kalp ameliyatı olacak, eşi Zuhal Tekkanat’a yazmıştır.

Asıl adı Cemalettin Seber’dir. Fakat kendisi bu isim ve soyadını beğenmez. Bunun üzerine Cemal Süreyya ismini kullanmaya başlar. Hafızasına çok güvenen şair, bir arkadaşıyla iddiaya girer. İddianın konusu bir telefon numarasıdır. Şair mevzusu geçen telefon numarasının kendisinin dediği gibi olduğunu öne sürer. Şayet iddiayı kaybederse isminden bir harf atmayı da iddianın kuralı olarak belirler. Fakat iddiayı kaybeder. Bunun üzerine isminde atacak bir harf bulamayınca Süreyya’nın y’lerinden birini atar. Yıllar sonra başka bir şair Süreyya Evren : “Ben de bu “y”yi alır ismime koyarım.” der ve isminde üç y harfi bulundurur.

Cemal Süreya, edebiyat dışında karikatür ve resme ilgi duymaktadır. İmzası, onun profil halidir. Ü harfinin noktaları da çok sevdiği sigarasının dumanıdır. Kadıköy Belediyesi, şairin yıllarca oturduğu Başak apartmanını, onun anısını yaşatmak adına müzeye çevirmiştir.

Cigarayı Attım Denize

Şimdi bir güvercinin uçuşunu bölüşüyoruz
Gökyüzünün o meşhur maviliğinde
Uzun saçlı iri memeli kadınlarıyla
Bir Akdeniz şehri çıkabilir içinden
Alıp yaracak olsak yüreğini
Şimdi bir güvercinin

Şimdi sen tam çağındasın yanına varılacak
Önünde durulacak tam elinden tutulacak
Hangi bir elinden güzelim hangi bir
Bir elinde kızlığın duruyor garip huysuz
Öbür elinde yetişkin bir günışığı
Daha öbür elinde kilometrelerce hürlük
Çalışan insanlar için akşamlara kadar
Toz duman içinde
Bir elinle de boyuna ekmek kesiyordun

Biz eskiden de en aşağı böyleydik senlen
Bir bulut geçiyorsa onu görürdük
Bir minarenin keyfine diyecek yoksa onu
Bir adam boyuna yoksulluk ediyorsa onu
Ne zaman hürlüğün barışın sevginin aşkına
Bir cigara atmışsak denize
Sabaha kadar yandı durdu

Eserleri: Üvercinka, Göçebe, Beni Öp Sonra Doğur Beni, Sevda Sözleri, Sıcak Nal, Güz Bitiği (şiir); Şapkam Dolu Çiçeklerle, Folklor Şiire Düşman, 99 Yüz (deneme-eleştiri)

Bu yazı Kitap Tanıtımları... kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Gürhan YAZICI – Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Tanıtım Yazısı için 1 cevap

  1. Ferhunde der ki:

    Edebiyata yön vermiş güzel insanları tanımak adına bu tür müstesna çalışmaların yaygınlaşması lazım. Emeği geçenleri tebrik ederim.

Yorumlar kapalı.