Bir Dua Bir Şiir…

batan bir güneşin ardına gizlendim bugünde
saçlarımı taradı umudun rüzgarı
ve ben
büyük zamanlara düşen
sonbahar yapraklarını topladım birer birer
zamanın büyüklüğüne inat
bir sokak boyu yalnızlığım

bir duvarda şöyle yazıyordu
hatırlarım;
“ıssız karanlık gecelerde
ışığın varsa gölgende olmalıdır.”
benim ışığım hep arkama düştü
ben hep karanlıktaydım tanrım
geceye mahkum ellerimle dualı şiirler uzattım sana
ki kimse amin demezdi
şiirlerim o zaman gökyüzüne armağan edilmiş
bir bulut oluverirdi,
birikirdi
çatardı
ve her gece yağardı karanlığıma tanrım

sokaklarım vişne ağaçlarıyla doluydu
büyük zamanların kırmızı süslü boneleriydi onlar
sırtımı gövdelerine yaslardım
hayal tohumlarımı ekerdim köklerine
kırmızı boneli ağaçlarım dallanıp budaklandı
meyvelerini verdi
ve Adem’e yasaklanan elma ağacı gibi
her sonbaharları birer birer yıkıldı tanrım

çocukluğumda şöyle dua ederdim;
“tanrım, beni şairlerin çektikleriyle sınama”

küçüktüm
ve biliyorum küçüklerin saati hep böyle ilerler;
düzensiz, umutsuz…
yine de dualı şiirler yazıyorum
yağmur olup dönsünler
ve sulasınlar diye kurak topraklarımı
çektiğimiz her şeyi sığdıramasakta
dualı şiirlerimize
toprak çekiyor ve sığdırıyor insanlığımızı…

Bu şiirin telif hakkı yazarın (Kaan Oğuz) kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Bu yazı Kağan OĞUZ, Şair Durağı kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.