Gel…

Menekşelerin rengi karıştı bu gün rüzgarlara.
Onlar mor, onlar pembe, onlar sen renginde.
Gökyüzünün mavisini evlatlık edinmişçesine bakıyor gözlerin.
Bulutlar kokuna sarılmış özleminden.
Sağ omzundan doğmuş sanki güneş, öylesine iç yakar.
Tabiat adımlarına serilmiş besbelli.
Saçların dalgalandığında pusuyor bir köşeye denizler.
Utancından kızıla sarıyor her şey.
Sefil dudaklarım gel diyor titrek bir sesle.
Gel ışığa kavuşsun kuytularım.
Gel yeşersin bahtım.
Bak diyor gözlerim ıslak ıslak.
Bak kaçsın uykularım.
Sen varsan yanımda, bana her yer kuytu kalır.
Bahar yaprakları öldürmeden gel.
Daha fazla ağlatma bulutları.
Kuşların dudakları mühürlü olmayışında.
Papatyaların kırık kolu kanadı.
Gel artık, gör beni.
Nur cemalin beni başkalarına kör eyledi.
Sensiz geçirecek bir zaman daha yok.
Çünkü ne gece güneşi, ne güneş geceyi bu denli bekledi.

..

Bu şiirin telif hakkı yazarın (Emre Karaca) kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Bu yazı Emre KARACA, Şair Durağı kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.