Manolya…

O zaman da aynı karanlık
aynı yarasaydı,
Manolya delirmezden önce.
Büyükannemizin kocaman bakla bir evi,
Uzun pencereleri vardı, sedirinde
ölü doğmuş fareler pembeliği.
Okurduk leziz balgamlı gazetelerini
büyükbabamızın,
Okşarken ve korkarken erkek anamızdan,
Babamız bir gılman, pir şefkat,
Acımızın cümbüşünde sarsak bir kukla,
O yokuşta onursuz müezzin kuşları,
Sabaha karşılar, akşama karşılar hep,
Dizleri topunun diplerimiz olmuştu,
Uzun uzadıya bir fener alayı…

Karanlık aynı, yarasa ayna,
bu eller bu yüz’den yıkandıktan,
Manolya delirdıkten sonra.

Nilgün MARMARA

Bu yazı Üstadlardan Seçmeler... kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Manolya… için 1 cevap

  1. Ayşe Nur Akpolat der ki:

    Yogun duygularimiz onay gormediginde psikolojimiz bozulir çıkuntiye duserdikgozumizde hersey bir canavar gelecege dair tum umutlarimizi bir bosluk olusturudu sairin icinde oldugu ruh halini herkes yasamistir mutlaka
    Bazende hersey oyle siradanlasirdi ki herkes bir rutine baglanmis yasarken kimse senin coskunu icinde parlrlayan ucusan yildizlari sayamazdi elbette cunku o caglarda herkes kendi hayatini yasiyor gibi anneler mutfaktan babalar istirahatten cikamaz cocugyla empati kuramazdi egitimli de olsalar bu boyleydi
    Modern duzendi bizi daha cok anlayis sevgi ve ozgurluge kavustiran despotluktan uzak ve herseyin saygiyla olculdugu gerceginden siyrilip sevginin hurriyetin temel oge oldugunu baz alip nesil farkini ortadan kaldirarak yasamak.
    Sairin yalnizligina ve isyanlarina egilerek hangi yas olursa olsun birbirimize kenetlenmel daha cok sevgiyle anlayisla ve kaynasmayla yasamak gerektigine vardim

Yorumlar kapalı.